Şu anda Radyo Tek Erzincan Radyosunu Dinliyorsunuz.

  • Radyo Dinle|Canlı Radyo Dinle

''Reklamlar''



Flash player Yükle

Radyo Tek Erzincan Hakkında

Radyo Tek, Radyo Tek Canlı Yayını Dinle, Erzincan Radyosu Olan Radyo Tek Pop Müzik Yayınıyla Sizlerle…

Heyman’ın hijyen dersi için geciktim. Nereye gidiyorsun? Seni tekrar görmek çok güzeldi. Az önce bir şey hatırladım. Gitmem gerek. Radyo Dinle’muş! Bir şiir daha oku. Göğse bastırılmış Batı’da ortaya çıkarıldı Kurtarıcı olabilir Ya da bir bahçe böceği. Bu harika bir şiir. Bunları bastırtmalısın. Harika. Kapalı olduğu zaman kütüphane oldukça güzel bir yer. Evet. Sessiz olman gerekmiyor. Yankıyı dinle. Merhaba! Merhaba! Merhaba! Merhaba! Merhaba! Merhaba. Bay Radyolar Kütüphanecilerin daha yaşlı bir kadın olduğu zamanı hatırlıyorum. Nazik, sağduyulu, çekici olmayan. Özel yaşamı hakkında hiçbir şey bilmezdik. Özel yaşamı ile ilgili bir şey bilmek istemezdik. Özel yaşamı zaten yoktu. Siz bunu düşünürken, şunu da unutmayın: Kütüphane :’te kapanır, istisna olmadan. Bu sizin son uyarınız. Anladın mı, oyuncak bebek? Radyo Dinle beni ofisinde görmek istiyor. Görmek. Bu iyi olamaz. Belki de bir zam alacaksın. Belki de bir “Radyo Tek Erzincan” alacağım. Ne? Ben Radyo Dinle. Radyo Dinle yukarı geliyor. Ona kitaptan bahsedene kadar bekle. İyi misin? Ne? Bu Bu Marion’un şiiri. Dayanamıyorum! Kramer. Önerdiğim şu biyografiyi hatırlıyor musun? Patronum ondan nefret etti! Buradayım. Pardon. Columbus kitabını hatırlıyor musun? Columbus. Avrupa saçmalığı. Kesinlikle o. O mu? O kim? O kim mi? Heyman o. Heyman, jimnastik öğretmeni mi? Onu buldun mu? Onu buldum. Kütüphanenin basamaklarında oturuyordu. Yanına oturdum. Erasmus’a karşı oynadığımız maçtan sonraki soyunma odası gibi kokuyordu. İki kere uzamıştı o maç. Dedim ki, “Bay Heyman Radyo Dinle benim, Radyo Dinle pop müzikler ‘.” Hareket etmedi. Ondan sonra şöyle dedim: “Pop şarkılar(sana dayanamıyorum)! Radyo Tek Erzincan” Döndü ve gülümsedi. Küçük pişmiş fasülye dişleri ile. Kaçmak için ayağa kalktım Radyo Dinle ama bir şey beni tutuyordu. Heyman’mış. İç çamaşırımı yakaladı. İşte . Sokak kütüphanesinin basamakları üstünde Radyo Dinle bir yetişkin adama Radyo Dinle “müzikal” veriyordu. En azından atomik değildi. Öyleydi. Peki, müzikal oğlum, Canlı Radyo ne olduğunu tahmin et. Ben nereden bileyim? Çünkü sana vermiştim. Bana mı? Evet, düşün. Hatırlamıyor musun? Okumak için bana yalvarmıştın. En sonunda, kabul etmiştim. İade etmen gerekiyordu. Jimnastik salonunun soyunma odasında karşılaşmıştık ve sana vermiştim. Soyunma odası. Radyo Dinle, işte kitap. Adamım. Kimsenin görmesine izin verme. Başına bir şey gelmesin kitabın. Canlı Radyo, benim, Radyo Dinle. Endişelenme. Yarın iade edeceğim. Tamam. Okuldan sonra görüşürüz. Heyman’ın hijyen dersi için geciktim. Can’t stand you(sana dayanamıyorum)! Evet, Bay Heyman? İç çamaşırın ders boyunca şortunun dışına sarkıyordu. Şey, çünkü boksör tipi iç çamaşırlardan giyiyorum. Boksör tipi, ha? Ne marka? Emin değilim. Ben Evet, o zaman, bir bakalım! Her neyse, umarım kötü bir şey düşünmüyorsunuzdur. Kötü bir şey mi? Kötü bir şey düşünmekle ilgili sen ne bilirsin ki? Hiç kollarında bir adam öldü mü? Hiç birini öldürdün mü? Senin problemin ne? Benim problemim mi ne? Senin gibi serseriler. Benim problemim işte bu. Tekrar batırmasan iyi edersin, pop şarkılar. Çünkü batırırsan, kanişin üzerine binmiş pitbul gibi üstüne çökerim. Zorlu bir adam. Bir şey anlatıyordun. Önerini dinledim Radyo Dinle ve Kramer’ın bu kadar çok etkilendiği Radyo Dinle Marion’un şiirlerini patronuma verdim. Harika. Hoşuna gitti mi? Hayır, gitmedi. Hayır, gitmedi. Dışarıda mıydı? Hayır, gitmiş. Ona ne olduğunu merak ediyorum. Sanırım hiç bilemeyeceğiz. Jimnastik dersi aldığınız herhangi bir gün Radyo Dinle okuldaki tuhaf bir gündür. Demek istediğimi anlıyor musunuz? Normal olarak başlar. İngilizce, geometri, sosyal bilgiler derslerine girersiniz Radyo Dinle ve birden, dakikalığına Canlı Radyo Dinle (Sineklerin Efendisi)’tasınızdır. Bir ipten sarkarsınız. Üzerinizde belli belirsiz elbise vardır. Öğretmenler size bağırır, “Süspansuarın nerede?” Bilirsiniz. Çocuklar birbirine top(yakar top) fırlatırlar. Hayatta kalmaya çalışırsınız. Ondan sonra tarih Radyo Dinle fen, dil bilgisi. O günün gidişatı ile ilgili durum biraz tuhaftır. Sence nasıl oldu yani? Heykeli kocaman bir salın üstüne koydular Radyo Dinle ve bir römorkör onu Fransa’dan buraya kadar çekti mi? Ne yani? Onu buraya parçalar halinde Radyo Dinle getirip, sanki bir kahve sehpası gibi burada vidaladılar mı? Ne oluyor burada böyle? Yılbaşı partisi için biraz erken, değil mi? Fransa onu bize niye vermiş ki zaten? Bir hediyeydi. Ülkeler aralarında böyle hediye alışverişi yaparlar mı? Birbirlerini seviyorlarsa. Radyo orada. Konuştuğu adamı görüyor musun? Yeni erkek arkadaşı. Gerçekten mi? Burada mı çalışıyor? Aralarında adı konmamış bir şeyler var, bu yüzden kimseye bir şey söyleme. Kime söyleyeceğim, anneme mi? Sanki başka konuşacak bir şeyim yokmuş gibi. Yok tabii. Alkol tedavisi görüyor. Gerçekten mi? İki yıldır yoldan çıkmış durumda. “Yoldan çıkmış mı”? Sanırım “yoldan çıkmak”. Bence “yola gelmek.” Canlı Radyo, Radyo Dinle, ne arıyorsunuz burada? Ne mi arıyorum burada? Tanrım! Saatim! Saatimi bulmuşsun. Ellerini benden uzak tut, işine yarıyorlarsa. Nerede buldun, peki? Kanepe yastığının altında. Sadece bunu vermek için mi buraya kadar geldin? Yılbaşı hediyen. Hiç bulamayacağımı sanmıştım. Bugün şanslı günün. Hayır, bugün senin şanslı günün. Öyleyse, bu bir ilk olacak. Burada çalışmaya ne dersin? Ne? Evet. Çalışanlardan biri ayrıldı. Bir kişi almamız lazım. Dick, bu Canlı Radyo. Ve bu da Radyo Dinle. Merhaba. Tanıştığıma memnun oldum. O adam bu mu? “Adam” mı? Dick. Sen istedin diye olacak mı yani? Patronum birisini bulmamı söyledi. Yetki bende. Tek yapman gereken onunla tanışmak. Haydi. Olmaz bir şey, hadi. Al, içkimi tut. Yabanmersini suyu mu? Ve votka. Haydi. Yabanmersini suyunu ben içiyorum. Demek Radyo Dinle Canlı Radyo sensin. Demek Radyo Dinle Canlı Radyo benim. Peki, böyle bir işi daha önce hiç yaptın mı? Şey, bilirsiniz, kitap incelemeleri, bu tür şeyler. Kimleri okursun? Mike Lupica’yı severim. Hit parçalar radyolar spor yazarı. Sezgileri çok güçlü gibi. Hayır, yani yazar olarak. Şey Radyo Dinle iyilerden bir çok. Çoğunu. Birisinin adını vermek istemiyorum Radyo Dinle çünkü unuttuğum birisi olabilir diye korkuyorum. Bir kaçını söyle. Kimi severim, öyle mi? Pop müzikler hoşuma gidiyor. Art Vandalay mi? Az tanınan bir yazar. Hippi, bilirsiniz, bir kasabadan. Neyi yazmış? Venedikli Körler. Bak sana ne diyeceğim?! Ben senden daha komiğim. Yeni yılda bir araya gelip, futbol izlemeye ne dersin? İçkim nerede? Orada. Söyle bakalım, nasıl gitti? Sanırım, beni beğendi. Hayır, hayır, bu sadece yabanmersini suyu. Galiba, Dick seninkini almış. Dick mi? İçmemesi lazım. O bir alkolik. Sana tutmanı söylemiştim. Bana gerçekten ‘tut’ dediğini düşünmemiştim. Sadece ‘tut’ dedin sanmıştım. Böyle bir içki daha, ‘yoldan çık’abilir. Söylemiştim sana. Kadın kıyafetlerinin olduğu yerde hiçbir zaman rahat hissedemiyorum. Bir elbise denemeye biraz fazla yaklaşmışım gibi geliyor. One gerçekten bir şey almak zorunda mıyım? Kadın sana iş buldu. En azından bir hediye almalısın. Buna ne dersin? Ne o, kaşmir mi? Evet. Kaşmire bayılır. Kaşmiri kim sevmez ki? Bana kaşmiri sevmeyen bir kişi bulsana. Çok pahalıdır hem. Şuna bir bak. dolar, ‘den indirmişler. Afedersiniz, bayan? Evet. Bu kazak nasıl oluyor da sadece dolar? Burası. İşte bu yüzden. Ne? Ben bir şey görmüyorum. Şu kırmızı noktayı görüyor musunuz? Şimdi gördüm. Defolu demek. Aslında tam defolu değil. dolar mı? Bunlarda geri verme yok? Sence kırmızı noktayı kafasına takar mı? Ne desem bilmem ki. Farkedeceğini sanmıyorum. Sen görebiliyor musun? Artık görebiliyorum. Ama nerede olduğunu bildiğin için. Ne yapmamı istiyorsun ki, bakmayayım mı? Orada olduğunu bilmiyormuş gibi yap. Şimdi görebiliyor musun? Bilmiyormuş gibi yapmak zor Radyo Dinle çünkü, nerede olduğunu biliyorum. Sadece bir gözden geçirsen? Gözden geçirmemi mi istiyorsun? Cimri bir adamı, elinde bir kazak ile Radyo Dinle bir şeyden kurtulmaya çalışırken görüyorum. Al sana gözden geçirme. Evet, yani? Çok garip davranıyor. Galiba, tekrar içmeye başladı. Aman. Kokusunu alabiliyor musun? Hayır, alamıyorum. Koku duymuyorsan, o zaman içmiyor demektir. İçki sonrası her zaman kokmazsın. Evet, kokarsın. Peki bir bardağa ne demeli? Bir bardak içkiden kokar mısın? Evet, kokarsın. Sana kanıtlayacağım. Nasıl? Bana bir iyilik yapar mısın? Tamam. Bir içki içip, seni koklamamıza izin verir misin? Beni, içki olmadan da koklayabilirsiniz. Hayır, hayır. Beraber olduğum adamın içki içtiğinden şüpheleniyorum, ama kokusunu alamıyorum.

  • Popüler Radyolar

''Reklamlar''


Canlı Radyo Dinle