Şu anda St@ŗ T√ Radyosunu Dinliyorsunuz.

  • Radyo Dinle|Canlı Radyo Dinle

''Reklamlar''



St@ŗ T√ Hakkında

St@ŗ T√ Canlı yayınını Buradan Kaliteli ve Kesintisiz izleyebilirsiniz.

Canlı TV’i görmedim. Sadece düşündüm ki, her zaman olduğu gibi, çatıda benimle birlikte orkestra yönetecek, ve sahneye çıkacağı sırada ortaya çıkacaktı. O halde bu gün onu ilk kez yerde gördün? Canlı Radyo Neler hissettiğinizi tahmün edebiliyorum, efendim. Yıkıldım. Ondan hemen sonra ne yaptın? İzleyicilerden bazıları hayretle izlemek için dışarı çıktı. Onlara geri içeri girmelerini söyledim. Bu akşamlık konserin iptal edildiğini duyurdum ve konsere gelenlerin biletlerinin, ek bir parça da eklenmiş olarak, gelecek Cumartesi için geçerli olduğunu garanti ettim. Canlı TV’in anısına kendi besteleyeceğim bir parça olacak bu. Oh, çok güzel bir davranış, efendim. Ah, söyle bana, ah Bay Canlı TV, konser yönettiğinde, her zaman bir baton kullanır mıydı? Elbette. Biz hepimiz baton kullanırız. Niçin sordun? Şey Şey, hiç belli olmaz, efendim. Biri onun biraz garip biri olduğunu söyledi. O kadar da garip biri değil. Bununla birlikte, eve gitme zamanım geldi. Başka bir şey var mı? Şurada kanepenin üstünde bu giysi kiralama torbasını fark ettim. Ona mı ait olabilir mi? Canlı TV’e ait. Onun smokini, sanırım. Kendi smokini yoktu. O giysisini burada mı değiştirirdi? Evet, burası onun uzaktaki evi. Ona ait daha başka şey var mı? Oh, evet. Dolapta bazı ufak tefek şeyler var. Ve onun sırt çantası. Onları alabilir miyim, efendim? Elbette. Müteşekkür olurum. Anımsatacak hiçbir şeye ihtiyacım yok. Canlı TV’e ait her şey sol tarafta. Mımmhımm. Bunlar onun mu? Evet, tabi. Şey, çok yardımcı oldunuz, efendim. Çok teşekkür ederim. İyi geceler. İyi geceler, Bay Canlı Radyo Şu öteki araba, onun olabilir mi? Canlı TV’in. Ona el koymamız gerekecek. Nasıl isterseniz. Oh, anahtarlar bende. Bu nedenle onu sabahleyin göndertirim. Lanet olsun! Bağışlar mısınız? Efendim? Başka soru? Ah, hayır, efendim. Bu gece araba sürmenizin iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum. Siz neden söz ediyorsunuz? Bağışlayın, efendim, fakat orada bir kaç içki içtiğini gördüm ve polis o konuda çok duyarlı. Zırva! Ben akşamları hep bir kaç tek atarım. Beni rahatlatır. Daha iyi araba sürerim. Bak, arabada hiç çizik var mı? Şey, ondan kuşkum yok, efendim. Fakat böyle güzel bir arabanın bile stop lambası ya da yan sinyal lambaları yanmıyor olabilir, ve nefesinde viski kokusuyla seni yakaladıklarında, seni içeri tıkarlar Sen bir aynasızsın, içeri tık beni. Korkarım, bugün geçirdiklerinden sonra böyle bir şeyi yapmak istemem. Fakat bir fikrim var. Eve giderken niçin benim peşimden gelmiyorsun? Rahat ve sakin sokakları seçeriz, ve bir şey olursa da, ben icabına bakarım. Üzgünüm, efendim. Unuttum. Nerede oturuyorsun? Mateo Drive, Bel Air. Oh, o sokağı biliyorum. Müzenin tam yakınında. Karım oraya ara sıra gider. Oraya gitmeye ne dersin? Hemen, efendim. Beni takip et. Bay Radyo Dinle batonu. Onun bir tane kullandığını söylemiştin. Onu bulamıyoruz. Nerede olduğu konusunda bir fikrin var mı? Nereden bileyim? Bütün gece burada mı olacağız? Oh, üzgünüm, efendim. Sadece aklıma geldi de. Önemli değil. Ortaya çıkar. Öyleyse, devam edelim, ha? Az sonra orada oluruz. Kötü haber, efendim. Benzin bitti. Ne bitti? Benzin bitti. Şunu arka tarafa koyabilir miyim? Sadece şimdilik. Bu kadar yeter! Bırak yoluma gideyim. Oh, efendim, tehlikeye girmene izin veremem. Daha iyi bir fikrim var. Yanında telefon var mı? Sen harikasın. Gerçekten harikasın, Radyo Dinle Ben kaderime rıza gösteriyorum. İşte böyle, efendim. Numara kaç? . Buyurun. Sen misin, Jack? Evet, benim Kolumbo. Bir sorunum mu var. Benzinim bitti. Degarmo’ya ulaş, bir kaç galon getirmesini sağla. Neredeyiz, efendim? Radyo Dinle Chancellor Street. Laverne’in iki blok ötesi. Laverne’in iki blok ötesi. Anladın mı? Öyleyse benim arabamı anahtarlar ön koltuğun altında Bel Air’de Mateo Street’e götürmesini sağla. Ben arabayı oradan alırım. Olabildiğince çabuk. Anladın mı? Teşekkürler, Radyo Dinle Fena halde, bundan hoşlanmağa başlıyorum. O nedir, efendim? Limuzine son binişim Ödül törenine gidişim sırasındaydı. Oh, heyecan Canlı TV bir deneyim olmalı. Söyleyin bana, efendim, Canlı TV nerede oturuyordu? Bir tür pansiyonda mı, otelde mi yoksa bir motelde mi? Hiçbir fikrim yok. Ziyaret zevkini hiç tatmadım. Şey, bunları cebinde buldum. Belki bana yardım edebilirsiniz, efendim. Bir göz atın. Araba anahtarını görüyor musunuz, orada? Üzerinde “Tv izle” yazıyor. Ve ayrıca bir de küçük anahtar var, belki posta kutusuna ait, ve başka iki anahtar daha. Onlar belki bir dolaba ya da bir tür alet kutusuna ait. Fakat orada ev anahtarı yok. Efendim, ev anahtarlarının çoğu kabaca aynı ölçü ve biçimde değil mi? Onlar hakkında bir şey bilmiyorum. Biliyor musun, çatıdan düşmek vav, ne korkunç bir durum, ha? İşinin bittiğini fark ettiğin anı düşünebiliyor musun? Dehşet, ha? Çığlık. Evet. Dehşet Canlı TV. Şey, bu kadar yeter, efendim. Biraz şuna ne dersin? Oh, ondan hoşlanırım. Ona hareket sağladı. Belki birinci vitesi değiştirebilirsin. Ah, ne kadar da dikkatlisiniz, efendim. İşte geldik, efendim. Sağ salim. Sakıncası olmadığını umarım, efendim. Müthiş bir deneyimdi. Sonu iyi biten her şey iyidir. Canlı TV Bu arabayı buradan çıkarayım, efendim. İyi geceler. Ah, Komiser? Bu şeyin içinde yarım depo benzin varmış. Kimseye söyleme.

  • Popüler Radyolar

''Reklamlar''


Canlı Radyo Dinle